[email protected] +90 (542) 191 49 19
  • Turkish TR
    • English EN
    • German DE
borayucel
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • Estetik Ameliyatlar
    • Karın Germe
    • Burun Estetiği (Rinoplasti)
    • Genital Estetik
    • Göz Kapağı Estetiği
    • Kol Germe
    • Liposuction
    • Meme Estetiği
      • Meme Dikleştirme
      • Meme Küçültme
      • Meme Büyütme
      • Jinekomasti
    • Kulak Estetigi
    • Uyluk Germe
    • Yüz ve Boyun Germe
  • borayucel
  • Ameliyatsız İşlemler
    • İp Askı Uygulamaları
  • Blog
  • İletişim
Antalya Estetik Kliniği
Op. Dr. Bora Yücel

Aquafilling: Nedir, Neden Riskli, Nasıl Çıkarılır? | Antalya

  • Anasayfa
  • Aquafilling

Estetik İşlemler

  • Karın Germe (Abdominoplasti)
  • Burun Estetiği (Rinoplasti)
  • Genital Estetik
  • Göz Kapağı Estetiği
  • Kol Germe
  • Liposuction
  • Meme Estetiği
    • Meme Dikleştirme
    • Meme Küçültme
    • Meme Büyütme
    • Jinekomasti
  • Kulak Estetiği
  • Uyluk Germe
  • Yüz ve Boyun Germe
  • İp Askı Uygulamaları

  • 24 Ağustos 2026
  • 8 dakikada okuyun.
  • Plastik Rekonstruktif Estetik Cerrah Op. Dr. Bora Yücel
İçindekiler
  • Aquafilling nedir?
  • Aquafilling neden tartışmalı bir yöntem?
  • Aquafilling sonrası görülebilen komplikasyonlar
  • Sorun geliştiğini gösteren belirtiler
  • Aquafilling çıkarılabilir mi?
  • Aquafilling çıkarıldıktan sonra ne yapılabilir?
  • Güvenli alternatifler
  • Sık sorulan sorular

Aquafilling, ameliyatsız meme büyütme vaadiyle uzun süre gündemde kalan bir dolgu maddesidir. Enjeksiyonla uygulanması, kısa sürmesi ve iyileşme süreci gerektirmemesi onu cazip hale getirmiştir.

Bugün gelinen noktada tablo farklıdır. Maddenin dokuda kalıcı olarak yerleşmesi, göç etmesi ve yıllar sonra iltihabi tepkilere yol açması nedeniyle birçok ülkede meme dokusunda kullanımı kısıtlanmış ya da tavsiye edilmez hale gelmiştir. Plastik cerrahi pratiğinde artık daha çok, yaptıranların bu maddeden nasıl kurtulacağı konuşulmaktadır.

Aquafilling nedir, riskleri ve çıkarılması

Aquafilling nedir?

Aquafilling, yüzde 98'i su, yaklaşık yüzde 2'si poliamid adı verilen sentetik bir polimerden oluşan jel kıvamında bir dolgu maddesidir. Meme, kalça ve bazı vücut bölgelerinde hacim artışı amacıyla enjeksiyonla uygulanmıştır.

Uygulama yaklaşık yarım saat sürer, genel anestezi gerektirmez ve kişi aynı gün günlük hayatına döner. Bu pratiklik, yöntemin hızla yaygınlaşmasının başlıca nedeni olmuştur.

Sorun, maddenin dokuda nasıl davrandığındadır. Hyaluronik asit gibi vücudun zamanla eritebildiği dolgulardan farklı olarak, poliamid vücutta parçalanmaz. Enjekte edildiği yerde bir kapsül içinde durmaz, doku aralarına yayılır ve zamanla yer değiştirir.

Aquafilling neden tartışmalı bir yöntem?

Meme dokusu, dolgu maddeleri için uygun bir bölge değildir. Bunun üç temel nedeni vardır:

  • Madde sınırlanamaz. Silikon protez, belirli bir cebe yerleştirilen ve gerektiğinde bütün olarak çıkarılabilen bir yapıdır. Jel formundaki dolgu ise doku aralarına dağılır. Yıllar içinde göğüs kasının içine, koltuk altına ya da karın duvarına doğru göç ettiği bildirilmiştir.
  • Meme kanseri taramasını zorlaştırır. Mamografi ve ultrason görüntülerinde dolgu maddesi gölge oluşturur. Bu durum hem şüpheli bir bulgunun gözden kaçmasına hem de gereksiz biyopsilere yol açabilir. Meme, düzenli tarama gerektiren bir organ olduğu için bu risk hafife alınamaz.
  • Geç dönemde tepki gelişebilir. Uygulamadan yıllar sonra bile şişlik, ağrı, sertleşme ve iltihabi reaksiyon ortaya çıkabilir. Bu gecikmeli seyir, kişinin şikayeti dolguyla ilişkilendirmesini güçleştirir.

Bu nedenlerle birçok ülkenin sağlık otoritesi maddenin meme dokusunda kullanımına sınırlama getirmiştir. Plastik cerrahi dernekleri de meme hacmini artırmak için jel dolgu enjeksiyonunu önermemektedir.

Aquafilling sonrası görülebilen komplikasyonlar

Literatürde ve klinik pratikte en sık bildirilen sorunlar şunlardır:

  • Göç. Maddenin uygulandığı bölgeden ayrılarak koltuk altına, göğüs kasının içine veya karın bölgesine ilerlemesi. En sık karşılaşılan sorun budur.
  • Asimetri ve şekil bozukluğu. Madde eşit dağılmadığı için iki meme arasında farklılık ya da yüzeyde düzensizlik oluşabilir.
  • Ele gelen sertlikler. Dolgunun toplandığı yerlerde kitle hissi veren düğümler gelişebilir. Bu kitleler muayenede meme dokusundaki bir lezyonla karışabilir.
  • Enfeksiyon ve apse. Erken dönemde ya da yıllar sonra ortaya çıkabilir. Yabancı madde bulunan dokuda enfeksiyonun tedavisi daha zordur.
  • Kronik ağrı. Doku içinde yayılan madde, sinir uçlarını tahriş ederek sürekli bir rahatsızlık yaratabilir.
  • Cilt değişiklikleri. Renk değişimi, incelme ve nadiren dışarı akıntı bildirilmiştir.
  • Emzirme döneminde sorunlar. Süt kanallarının çevresinde madde bulunması iltihabi tabloları kolaylaştırabilir.

Sorun geliştiğini gösteren belirtiler

Aquafilling uygulanmış kişilerde aşağıdaki bulgular değerlendirme gerektirir:

  • Memede ya da koltuk altında yeni gelişen sertlik, kitle hissi
  • Uygulamadan aylar veya yıllar sonra başlayan şişlik
  • Kızarıklık, ısı artışı, ateş
  • Sürekli ya da giderek artan ağrı
  • Memenin şeklinin zamanla değişmesi, bir tarafın belirgin farklılaşması
  • Ciltte renk değişimi ya da akıntı

Bu belirtilerin hiçbiri beklenip geçmesi umulacak bulgular değildir. Erken değerlendirme, sorunun daha sınırlı bir müdahaleyle çözülmesini sağlar.

Aquafilling çıkarılabilir mi?

Çıkarılabilir, ancak bunun silikon protez çıkarmak gibi tek parçalı bir işlem olmadığını bilmek gerekir. Madde doku aralarına yayıldığı için tamamının alınması her zaman mümkün olmaz. Hedef, mümkün olan en yüksek oranda temizlemek ve iltihabi odakları ortadan kaldırmaktır.

Uygulanan yöntemler şunlardır:

  • Aspirasyon. Madde hâlâ akışkansa küçük bir kesiden kanülle boşaltılır. En az girişimsel yöntemdir ancak yalnızca uygun olgularda yeterlidir.
  • Cerrahi temizleme. Madde kapsülleşmiş, sertleşmiş ya da dokuya yapışmışsa açık cerrahi gerekir. Etkilenen doku ve çevresindeki reaksiyon alanı birlikte çıkarılır.
  • Yıkama. Kalan artıkların uzaklaştırılması için bölge serum fizyolojik ile yıkanır.

Ameliyat öncesinde maddenin nereye yayıldığını görmek için görüntüleme yapılır. MR, jelin sınırlarını ve göç ettiği alanları gösterdiği için planlamada en yararlı yöntemdir.

İşlem, uygulanan miktara ve yayılımın genişliğine göre değişmekle birlikte genel anestezi altında yapılır. Doku kaybı olan olgularda meme şeklinin düzeltilmesi ayrı bir aşama olarak planlanır.

Aquafilling çıkarıldıktan sonra ne yapılabilir?

Temizleme sonrası memede hacim kaybı ve şekil düzensizliği kalabilir. Bu durumda ikinci aşamada iki seçenek değerlendirilir:

  • Silikon protez. Doku iyileştikten ve iltihabi süreç tamamen geçtikten sonra planlanır. Protezin kendine ait bir cebe yerleştirilmesi, dolgudan farklı olarak kontrollü ve geri alınabilir bir çözüm sunar. Ayrıntılar için meme büyütme sayfası incelenebilir.
  • Kişinin kendi yağ dokusu. Vücudun başka bölgesinden alınan yağın memeye aktarılmasıdır. Yabancı madde içermediği için doku uyumu sorunu yaşanmaz, ancak tek seansta sağlanan hacim artışı sınırlıdır.

İkinci aşama için genellikle en az altı ay beklenir. Dokunun toparlanması ve iltihabi sürecin sönmesi, sonraki işlemin başarısını doğrudan etkiler. Meme şeklinde sarkma da geliştiyse meme dikleştirme aynı seansta planlanabilir.

Güvenli alternatifler

Meme hacmini kalıcı olarak artırmak için kabul görmüş iki yöntem vardır:

Silikon protez Yağ enjeksiyonu
Hacim artışı Belirgin, istenen ölçüde planlanabilir Sınırlı, birden fazla seans gerekebilir
Geri alınabilirlik Protez bütün olarak çıkarılabilir Tutan yağ kalıcıdır
Yabancı madde Var, ancak kontrollü ve sertifikalı Yok, kişinin kendi dokusu
Tarama üzerine etkisi Bilinen protokollerle görüntüleme yapılabilir Yağ nekrozu odakları takip gerektirebilir

Her iki yöntem de yıllardır uygulanmakta, uzun dönem sonuçları bilinmekte ve gerektiğinde müdahale edilebilmektedir. Jel dolgu enjeksiyonunun bu iki seçeneğe alternatif olarak sunulması doğru değildir. Ameliyatsız meme büyütme yöntemlerinin kapsamı ve sınırları ayrı bir sayfada ele alınmıştır.

Sık sorulan sorular

Aquafilling, yaklaşık yüzde 98'i su, yüzde 2'si poliamid adlı sentetik polimerden oluşan jel kıvamında bir dolgu maddesidir. Meme ve kalça gibi bölgelerde hacim artışı amacıyla enjeksiyonla uygulanmıştır. Uygulama yarım saat sürer ve anestezi gerektirmez. Ancak poliamid vücutta parçalanmadığı için madde dokuda kalıcı olarak yerleşir ve zamanla yer değiştirebilir.

Üç temel nedenle. Jel formundaki madde belirli bir cepte durmaz, doku aralarına dağılır ve yıllar içinde koltuk altına ya da karın duvarına göç edebilir. Mamografi ve ultrason görüntülerinde gölge oluşturarak meme kanseri taramasını zorlaştırır. Ayrıca uygulamadan yıllar sonra bile şişlik, ağrı ve iltihabi reaksiyon gelişebilir. Bu nedenlerle birçok ülkede meme dokusunda kullanımı kısıtlanmıştır.

Çıkarılabilir, ancak silikon protez çıkarmak gibi tek parçalı bir işlem değildir. Madde doku aralarına yayıldığından tamamının alınması her zaman mümkün olmaz; hedef mümkün olan en yüksek oranda temizlemektir. Madde hâlâ akışkansa kanülle aspirasyon yeterli olabilir. Kapsülleşmiş ya da sertleşmişse açık cerrahi gerekir. Planlama öncesinde maddenin yayılımını görmek için MR istenir.

Şikayeti olmayan herkes için otomatik bir çıkarma kararı verilmez. Ancak takipsiz bırakılması da doğru değildir. Muayene ve görüntülemeyle maddenin nerede olduğu, göç edip etmediği ve meme dokusunda değişiklik yaratıp yaratmadığı değerlendirilir. Düzenli meme kanseri taraması yaptıran kişilerde radyoloğun bu bilgiden haberdar olması ayrıca önemlidir.

Evet. Dolgu maddesi mamografi ve ultrason görüntülerinde gölge oluşturur, bu da meme dokusunun bir bölümünün değerlendirilmesini zorlaştırır. Sonuç olarak şüpheli bir bulgu gözden kaçabilir ya da tam tersine gereksiz biyopsi gündeme gelebilir. Aquafilling uygulanmış kişilerin görüntüleme öncesinde radyoloji birimini mutlaka bilgilendirmesi gerekir.

Yapılabilir, ancak aynı seansta değil. Temizleme sonrası dokunun toparlanması ve iltihabi sürecin tamamen sönmesi beklenir, bu genellikle en az altı ayı bulur. Sonrasında silikon protez ya da kişinin kendi yağ dokusuyla hacim artışı planlanabilir. Doku kaybı belirginse şekil düzeltmesi ayrı bir aşama olarak ele alınır.

Memede ya da koltuk altında yeni gelişen sertlik ve kitle hissi, uygulamadan aylar veya yıllar sonra başlayan şişlik, kızarıklık ile birlikte ısı artışı ve ateş, giderek artan ağrı, memenin şeklinin zamanla değişmesi ve ciltte renk değişimi ya da akıntı. Bu bulguların hiçbiri kendiliğinden geçmesi beklenecek belirtiler değildir.

Hayır. Hyaluronik asit vücutta doğal olarak bulunan bir maddedir, zamanla parçalanır ve gerektiğinde özel bir enzimle eritilebilir. Aquafilling'in içindeki poliamid ise sentetiktir, vücutta parçalanmaz ve eritilebilen bir karşılığı yoktur. Çıkarılması ancak aspirasyon ya da cerrahi ile mümkündür. Bu fark, iki maddenin risk profilini tamamen ayırır.

Maddenin süt kanallarının çevresine yayıldığı durumlarda emzirme döneminde iltihabi tabloların daha kolay geliştiği bildirilmiştir. Gebelik ve emzirme sürecinde meme dokusu belirgin şekilde değiştiği için dolgunun konumu da değişebilir. Aquafilling uygulanmış ve gebelik planlayan kişilerin süreç öncesinde değerlendirilmesi uygun olur.

Kabul görmüş iki yöntem vardır: silikon protez ve kişinin kendi yağ dokusunun aktarılması. Protez belirgin ve planlanabilir bir hacim artışı sağlar, kendine ait bir cebe yerleştirildiği için gerektiğinde bütün olarak çıkarılabilir. Yağ enjeksiyonunda yabancı madde bulunmaz ancak tek seansta sağlanan artış sınırlıdır. Her iki yöntemin de uzun dönem sonuçları bilinmektedir.

Son olarak

Aquafilling, ameliyatsız olmasıyla öne çıkmış ancak uzun vadede beklenenden farklı bir tablo ortaya koymuş bir uygulamadır. Asıl sorun işlemin kendisi değil, maddenin doku içinde kontrol edilememesi ve geri alınmasının zor olmasıdır.

Uygulama yaptırmış ve şikayeti olmayan kişilerin panik yapmasına gerek yoktur. Yapılması gereken, maddenin nerede olduğunu görüntülemeyle netleştirmek ve düzenli takip altında kalmaktır. Şikayet gelişmişse erken değerlendirme, müdahalenin daha sınırlı kalmasını sağlar.

Meme hacmini artırmayı düşünenler için ise kabul görmüş iki seçenek bulunmaktadır ve her ikisinin de uzun dönem davranışı bilinmektedir.

Aquafilling uygulaması yaptırdıysanız ve durumunuzun değerlendirilmesini istiyorsanız Antalya'daki klinikten randevu alabilirsiniz.

Meme estetiğiyle ilgili diğer yazılar: meme büyütme, ameliyatsız meme büyütme, damla protez mi yuvarlak protez mi, meme silikonu riskli mi, meme silikonu değişimi ve doğal yolla meme büyütme.

Op. Dr. Bora Yücel - Antalya Plastik ve Estetik Cerrah

Op. Dr. Bora Yücel

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu Op. Dr. Bora Yücel, Antalya'da 7 yılı aşkın süredir meme estetiği ameliyatları uygulamaktadır. Dolgu enjeksiyonu sonrası gelişen sorunların düzeltilmesi de çalışma alanları arasındadır.

Hakkımda Randevu Al

Op. Dr. Bora Yücel

Küçük dokunuşlarla doğal sonuçlara imza atan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstruktif Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Mezunu Op. Dr. Bora Yücel, 7 yıldan uzun süredir binlerce hastasının isteklerine ve hedeflerine büyük önem vererek onlar için en iyi sonuçlara imza atmak için durmadan çalışıyor.

Öne Çıkan İşlemler

  • Burun Estetiği
  • Meme Dikleştirme
  • Karın Germe
  • Liposuction

İletişim

  • Adres:Zerdalilik, Burhanettin Onat Cd. No: 86/2, 07100 Muratpaşa/Antalya
  • Telefon: +90 (542) 191 49 19
  • E-mail: [email protected]

Op. Dr. Bora Yücel | Plastik, Rekonstruktif ve Estetik Cerrahi - © Copyright 2026. All Rights Reserved. | Tasarım: Terapi