Aquafilling, ameliyatsız meme büyütme vaadiyle uzun süre gündemde kalan bir dolgu maddesidir. Enjeksiyonla uygulanması, kısa sürmesi ve iyileşme süreci gerektirmemesi onu cazip hale getirmiştir.
Bugün gelinen noktada tablo farklıdır. Maddenin dokuda kalıcı olarak yerleşmesi, göç etmesi ve yıllar sonra iltihabi tepkilere yol açması nedeniyle birçok ülkede meme dokusunda kullanımı kısıtlanmış ya da tavsiye edilmez hale gelmiştir. Plastik cerrahi pratiğinde artık daha çok, yaptıranların bu maddeden nasıl kurtulacağı konuşulmaktadır.
Aquafilling, yüzde 98'i su, yaklaşık yüzde 2'si poliamid adı verilen sentetik bir polimerden oluşan jel kıvamında bir dolgu maddesidir. Meme, kalça ve bazı vücut bölgelerinde hacim artışı amacıyla enjeksiyonla uygulanmıştır.
Uygulama yaklaşık yarım saat sürer, genel anestezi gerektirmez ve kişi aynı gün günlük hayatına döner. Bu pratiklik, yöntemin hızla yaygınlaşmasının başlıca nedeni olmuştur.
Sorun, maddenin dokuda nasıl davrandığındadır. Hyaluronik asit gibi vücudun zamanla eritebildiği dolgulardan farklı olarak, poliamid vücutta parçalanmaz. Enjekte edildiği yerde bir kapsül içinde durmaz, doku aralarına yayılır ve zamanla yer değiştirir.
Meme dokusu, dolgu maddeleri için uygun bir bölge değildir. Bunun üç temel nedeni vardır:
Bu nedenlerle birçok ülkenin sağlık otoritesi maddenin meme dokusunda kullanımına sınırlama getirmiştir. Plastik cerrahi dernekleri de meme hacmini artırmak için jel dolgu enjeksiyonunu önermemektedir.
Literatürde ve klinik pratikte en sık bildirilen sorunlar şunlardır:
Aquafilling uygulanmış kişilerde aşağıdaki bulgular değerlendirme gerektirir:
Bu belirtilerin hiçbiri beklenip geçmesi umulacak bulgular değildir. Erken değerlendirme, sorunun daha sınırlı bir müdahaleyle çözülmesini sağlar.
Çıkarılabilir, ancak bunun silikon protez çıkarmak gibi tek parçalı bir işlem olmadığını bilmek gerekir. Madde doku aralarına yayıldığı için tamamının alınması her zaman mümkün olmaz. Hedef, mümkün olan en yüksek oranda temizlemek ve iltihabi odakları ortadan kaldırmaktır.
Uygulanan yöntemler şunlardır:
Ameliyat öncesinde maddenin nereye yayıldığını görmek için görüntüleme yapılır. MR, jelin sınırlarını ve göç ettiği alanları gösterdiği için planlamada en yararlı yöntemdir.
İşlem, uygulanan miktara ve yayılımın genişliğine göre değişmekle birlikte genel anestezi altında yapılır. Doku kaybı olan olgularda meme şeklinin düzeltilmesi ayrı bir aşama olarak planlanır.
Temizleme sonrası memede hacim kaybı ve şekil düzensizliği kalabilir. Bu durumda ikinci aşamada iki seçenek değerlendirilir:
İkinci aşama için genellikle en az altı ay beklenir. Dokunun toparlanması ve iltihabi sürecin sönmesi, sonraki işlemin başarısını doğrudan etkiler. Meme şeklinde sarkma da geliştiyse meme dikleştirme aynı seansta planlanabilir.
Meme hacmini kalıcı olarak artırmak için kabul görmüş iki yöntem vardır:
| Silikon protez | Yağ enjeksiyonu | |
|---|---|---|
| Hacim artışı | Belirgin, istenen ölçüde planlanabilir | Sınırlı, birden fazla seans gerekebilir |
| Geri alınabilirlik | Protez bütün olarak çıkarılabilir | Tutan yağ kalıcıdır |
| Yabancı madde | Var, ancak kontrollü ve sertifikalı | Yok, kişinin kendi dokusu |
| Tarama üzerine etkisi | Bilinen protokollerle görüntüleme yapılabilir | Yağ nekrozu odakları takip gerektirebilir |
Her iki yöntem de yıllardır uygulanmakta, uzun dönem sonuçları bilinmekte ve gerektiğinde müdahale edilebilmektedir. Jel dolgu enjeksiyonunun bu iki seçeneğe alternatif olarak sunulması doğru değildir. Ameliyatsız meme büyütme yöntemlerinin kapsamı ve sınırları ayrı bir sayfada ele alınmıştır.
Aquafilling, ameliyatsız olmasıyla öne çıkmış ancak uzun vadede beklenenden farklı bir tablo ortaya koymuş bir uygulamadır. Asıl sorun işlemin kendisi değil, maddenin doku içinde kontrol edilememesi ve geri alınmasının zor olmasıdır.
Uygulama yaptırmış ve şikayeti olmayan kişilerin panik yapmasına gerek yoktur. Yapılması gereken, maddenin nerede olduğunu görüntülemeyle netleştirmek ve düzenli takip altında kalmaktır. Şikayet gelişmişse erken değerlendirme, müdahalenin daha sınırlı kalmasını sağlar.
Meme hacmini artırmayı düşünenler için ise kabul görmüş iki seçenek bulunmaktadır ve her ikisinin de uzun dönem davranışı bilinmektedir.
Aquafilling uygulaması yaptırdıysanız ve durumunuzun değerlendirilmesini istiyorsanız Antalya'daki klinikten randevu alabilirsiniz.
Meme estetiğiyle ilgili diğer yazılar: meme büyütme, ameliyatsız meme büyütme, damla protez mi yuvarlak protez mi, meme silikonu riskli mi, meme silikonu değişimi ve doğal yolla meme büyütme.