Muayenede en çok duyduğum cümle şudur: "Doktor bey, yorgun değilim ama herkes bana yorgun musun diye soruyor." Sorunun kaynağı neredeyse her zaman göz kapaklarıdır. Kısa cevabı şu: üst göz kapağındaki fazla deriyi ve alt kapaktaki torbalanmış yağı alan göz kapağı ameliyatı (blefaroplasti) bu görünümü kalıcı olarak düzeltir. İşlem 30 dakika ile 2 saat arasında sürer, hastalar 5 ila 7 günde sosyal hayata döner ve görünür bir iz kalmaz.
Yıllar içinde yüzdeki deri ve deri altı dokularda oluşan değişiklikler göz kapaklarında en erken ve en belirgin şekilde görülür. Yerçekimi etkisiyle alın derisi ve kaşlar üst göz kapağı üzerine doğru sarkar. Göz küresini çevreleyen kasların ve septum denilen zarın gevşemesiyle yağ paketleri fıtıklaşır, kapaklarda torbalanma ile renk değişikliği oluşur. Alt göz kapağı ile burun yan kenarı arasında derin oluklar belirir.
Bu tablonun estetikten öte bir yönü de var. Üst kapaktaki deri fazlalığı belli bir noktayı geçtiğinde görme alanının üst kısmını kapatır. Hastalarım ameliyattan sonra en çok "kaşımı kaldırmadan okuyabiliyorum" diyor. Bu yüzden göz kapağı ameliyatını sadece bir gençleştirme işlemi olarak değil, aynı zamanda işlevsel bir düzeltme olarak değerlendiriyorum.
Güneş ışınları, hava kirliliği, düzensiz uyku, aşırı alkol ve sigara kullanımı bu süreci hızlandırır. Göz çevresindeki yaşlanma belirtilerinin (torbalanma, deri fazlalığı, sarkma, kırışıklık) cerrahi olarak düzeltilmesi işlemine göz kapağı estetiği ya da blefaroplasti denir.
Göz kapağı ameliyatı, tıptaki adıyla blefaroplasti, üst göz kapağındaki fazla deri ile kası ve alt göz kapağındaki torbalanmış yağ paketlerini düzelten cerrahi bir işlemdir. Amaç, görüşü kapatan sarkmayı ortadan kaldırmak ve göz çevresine dinlenmiş bir görünüm kazandırmaktır.
Üç şekilde uygulanır: sadece üst kapak, sadece alt kapak, ya da ikisi aynı seansta. Hangisinin gerektiğine muayenede karar veriyorum. Kapak yapısı ile kaş yüksekliği birlikte değerlendirilmezse sonuç eksik kalır, bu nedenle her hastada kaş seviyesini de ölçüyorum.
Aşağıdaki belirtilerden ikisi veya daha fazlası sizde varsa göz kapağı ameliyatı için uygun adaysınız:
Ameliyatı ertelediğim durumlar da var: kontrolsüz tiroit hastalığı, tedavi edilmemiş ciddi göz kuruluğu, kontrolsüz tansiyon ve son 6 ayda geçirilmiş göz cerrahisi. Bu durumlar düzeltildikten sonra ameliyat güvenle yapılır.
Üst göz kapağı ameliyatı, kliniğimde en sık yaptığım göz çevresi işlemidir. Lokal anestezi altında, hasta uyanıkken ve gözünü açıp kapatarak sonuca katkı verdiği bir ameliyattır. Kesi, kapağın doğal katlanma çizgisine yerleştirilir; göz açıkken bu çizgi tamamen kaybolur.
Kesiden girilerek fazla deri ve gerektiği kadar kas dokusu çıkarılır. Fıtıklaşmış yağ paketi varsa küçültülür. Buradaki en kritik nokta ölçüdür: fazla deri alınırsa göz tam kapanmaz ve kuruluk oluşur, az alınırsa sarkma devam eder. Bu yüzden çıkarılacak deri miktarını hasta oturur pozisyondayken işaretliyorum.
Tek başına yapıldığında 30 ila 60 dakika sürer. Hasta aynı gün taburcu olur, refakatçi ile evine döner. Sedasyon uygulanmadığı durumlarda ameliyattan 1 saat sonra yemek yiyebilir.
Hastaların bir kısmında sorun kapak derisi değil, düşmüş kaştır. Bu ayrımı yapmadan sadece kapaktan deri almak sonucu bozar, kaş daha da aşağı iner. İleri kaş düşüklüğünde ameliyata kaş kaldırma, endoskopik alın germe veya şakak germe eklenir. Bu durumda süre 2 ila 3 saate çıkar ve genel anestezi tercih edilir. Yüz ve boyun germe ile birlikte planlanan hastalarda tek seansta bütün üst yüz düzeltilir.
Alt göz kapağı ameliyatı teknik olarak üst kapaktan daha zordur, çünkü buradaki hedef doku almak değil, doku yerleştirmektir. Kirpiklerin hemen altından yapılan kesi ile deri ve kas birlikte kaldırılır. Torbalanmaya neden olan yağ paketleri çoğu hastada tamamen alınmaz; göz çukuru kenarına ve alttaki çöküntüye yayılarak oluk doldurulur. Yağı tümüyle almak göz altını çökük ve hasta gösterir, bu yüzden bu yaklaşımdan kaçınıyorum.
Deri fazlalığı olmayan genç hastalarda kesiyi kapağın iç yüzünden yapıyorum. Bu teknikte dışarıda hiç iz oluşmaz. Alt kapak ameliyatı sıklıkla orta yüz germe ile birlikte planlanır ve bu durumda 2 ila 3 saat sürer.
Göz altı morluğu olan hastalarda da belirgin fayda görülür: mor alandaki ince ve fazla deri çıkarıldığı, altı yağ dokusu ile desteklendiği için gölge azalır. Sadece torbalanma şikayetiniz varsa ayrıntıları göz altı torbası ameliyatı yazımda bulabilirsiniz.
Göz kapağı ameliyatı hakkında sorularınıza cevap bulmak ve muayene olmak için Op. Dr. Bora Yücel Estetik Kliniği Antalya ile iletişime geçebilirsiniz.
Göz kapağı ameliyatı sonrası süreç hastaların en çok merak ettiği konu. Takvimi hafta hafta anlatıyorum.
Şişlik ve morluk bu iki günde en yoğun seviyededir. Bu, vücudun iyileşmeye verdiği normal tepkidir. Her saat 15 dakika soğuk kompres uygulanır ve baş iki yastıkla yüksekte tutulur. Hastalarımın tanımladığı his ağrı değil, gerginlik ve batmadır. Basit ağrı kesici yeterli olur.
Hafif bulanık görme ve ışığa hassasiyet ilk günlerde görülür. Bunun nedeni göze uygulanan nemlendirici merhem ve hafif ödemdir, 2 ila 3 günde geçer.
Morluk sarıya döner ve hızla açılır. Dikişler 5 ila 7. günde alınır. Masa başı çalışan hastalarım bu aralıkta işe döner. Kalan hafif şişlik gözlükle rahatça kapatılır. Ekran karşısında geçirilen süreyi kısaltmak ve yapay gözyaşı kullanmak bu dönemde konforu belirgin şekilde artırır.
İkinci haftanın sonunda göz çevresi makyajsız da rahatça dışarı çıkılabilecek görünüme gelir. Kesi izi bu dönemde pembedir. Hafif yürüyüş serbesttir, ağır spor ve eğilerek çalışma 3. haftaya kadar yasaktır. Havuz, sauna ve deniz için 4 hafta beklemek gerekir.
Ödemin tamamen çözülmesi ve son sonucun net görülmesi 3 ayı alır. İzler bu sürede ten rengine yaklaşır, 6. ayda ilk bakışta fark edilmeyecek hale gelir. Üst kapak ameliyatının sonucu ortalama 10 ila 15 yıl korunur.
Göz kapağı ameliyatı düşük riskli bir işlemdir, ancak her cerrahi girişimde olduğu gibi bilinmesi gereken riskleri vardır. American Society of Plastic Surgeons verilerine göre bu riskler anesteziye bağlı sorunlar, kanama, enfeksiyon, geçici göz kuruluğu, gözün tam kapanmaması, alt kapakta içe veya dışa dönme, iki taraf arasında asimetri ve çok nadiren görme problemidir.
Bu risklerin büyük bölümü teknik ve ölçü hatalarından kaynaklanır. Deri miktarının doğru hesaplanması, alt kapakta yağın tamamen alınmaması ve kesinin doğru hatta yerleştirilmesi riski en aza indirir. Bu nedenle ameliyatı yapacak cerrahın göz çevresi konusundaki deneyimi belirleyici olur. İyi bir plastik cerrah nasıl seçilir yazımda nelere bakmanız gerektiğini anlattım.
Göz kapağı ameliyatı, yüz estetiğinde en az iz bırakan ve en kısa sürede sonuç veren işlemlerden biridir. Üst kapakta 30 ila 60 dakikalık lokal anestezi altında yapılan bir müdahale, hem sarkmayı hem görme alanındaki daralmayı ortadan kaldırır. Alt kapakta ise yağı almak değil, doğru yere yerleştirmek sonucun doğal görünmesini sağlar. Bu ölçüyü tutturmak deneyim gerektirir.
Göz çevresindeki değişimin kapaktan mı, kaştan mı, yoksa orta yüzden mi kaynaklandığını ancak muayenede netleştirebiliyorum. Kapaklarınızda sarkma veya torbalanma varsa, hangi işlemin gerektiğini birlikte değerlendirmek için Antalya'daki kliniğimden randevu alabilirsiniz. Muayenede beklentilerinizi açıkça anlatmanız, doğru planı kurmamı kolaylaştırır.
Göz çevresi gençleştirmesiyle ilgileniyorsanız göz altı torbası ameliyatı, alt ve üst göz kapağı ameliyatının avantajları, kaz ayağı kırışıklığı ve 50 yaş sonrası yüz estetiği yazılarımı da okumanızı öneririm.